


Benim Öðrencim, 1980 veya 1990'larda yolu liseye düþen, bu yoldan çýkmak için her türlü çabayý gösteren, ancak zorunlu olarak bir süre orada ikamet eden yurdumun kendi halindeki insanlarýndan birisidir. Buradaki öðrencinin trajikomik hikayelerini okumanýn olasý sonuçlarý þunlardýr:
1. Ya geçmiþteki sizden bir þeyler bulup nostalji yaparsýnýz,
2. Ya mevcut sizden bir þeyler bulup övünürsünüz,
3. Ya gelecekteki sizden bir þeyler bulup tecrübe kazanýrsýnýz,
4. Ya sizden hiçbir þey bulamayýp baþkasýný tanýmýþ olursunuz,
5. Ya tanýdýk birini bulup eðlenirsiniz,
6. Ya tanýdýk bir þey veya kimseye rastlamadan sadece gülersiniz,
7. Ya da artýk kendi hayal gücünüzle baþka bir kullaným olasýlýðý bulursunuz,
8. Veyahut da, bu olasýlýklarýn hiçbiri kapsama alanýnýz içinde olmadýðýndan okumam gerekmez diye bir yanýlgýya ve madde 7'deki bilinmeyeni ihmal etme gafletine düþersiniz.Bütün meselenin almak ya da almamak diye özetlenebileceði þu güzel anýnýzda, ne tercihi yapacaðýnýza kimse karýþamaz; sonucunun ne olacaðýný da kimse bilemez. Artýk bu noktada susmak bize, gerisi de size kalýr...