


(...) Sahih bir hadiste şöyle denilir: 'Müezzinin lehine sesinin ulaştığı yerlerdeki kuru veya yaş her şey şahidik eder.' Burada zikredilenler, 'her şef kelimesini açıklar, insanlar ve cinler arasında bu durumu müşahede edenler sadece o iki türün fertleridir. Bu bağlamda cinler de tanımda insanla ortaktır, çünkü cin de hayvan-ı nâtıktır (konuşan/düşünen canlı). Onlara 'cin' adı geneliilde insanların gözlerinden perdelenmiş oldukları için verilmiştir. Onların insanla ilişkisi, insanın zahirinin bâtınıyia ilişkisine benzer. Bu nedenle Allah Teâlâ iki türün İşındaki türler için şöyle der: 'Yeryüzündeki her canlı veya kanatlarıyla uçan kuşlar sizin gibi ümmetlerdir.''1''6 Benzerler nefsin niteliklerinde ortak olanlardır ve hepsi hayvan-ı nâtık'tır. Sonra Allah onlar hakkında şöyle der: 'Sonra rablerine toplanırlar.'157 Yani siz rabbinize toplandığınız gibi onlar da rablerine götürülürler. Bu durum şu ayette belirtilir: 'Vahşiler toplandığında.. .'l38 Bu toplanmanın gayesi, şahitlik etmektir ve böylece Allah bizim aramızda hüküm verdiği gibi onların arasında da hüküm verir: Boynuzsuz koyun boynuzludan hakkını alır. Nitekim bir rivayette böyle denilir. Hayvanların da Allah katında bizim bilmediğimiz bir yönden muhatap ve yükümlü olduklarının delili budur. Allah Fcâlâ şöyle buyurur: (Her ümmete bir korkutucu gelmiştir.'159 Burada 'ümmet1 ve 'korkutucu' belirsiz gelmiştir. Onlar ümmetler arasında yer alır. Korkutucularına gelirsek, her birisinin kendinde bir korkutucusu olabileceği gibi bazen türün içinde kendi cinsinden bir korkutucu olabilir. Onun bilmediği yönden durumun böyle olması gerekir. Bu du-umu ancak Allah'ın kendisine gösterdiği kimse görebilir. Nitekim Allı şeytan hakkında 'O sizi görür, sizin onu görmediğiniz yönden ka-:si de sizi görür' der. Allah şeytanların bizimle tartışmak üzere dost-ına ilham verdiklerini zikretmiştir. Şeytanın dostu, tartışmada söyle-i sözlerin kendi bilgisinden ve düşüncesinden kaynaklandığını zan-Eken gerçekte şeytanın ilhamından kaynaklanır. Keşif sahipleri di-itün sesleri duydukları gibi şeytanın verdiği ilhamı da gözleriyle ir ve kulaklarıyla duyarlar. Her canlı da bu duruma şahittir ve bu :11le Allah gördüklerini onlara ulaştırmasınlar diye onları dilsiz ıştır. Onlar hakkımızda hal suretiyle emin olan kimselerdir. (...) -Kitabın İçinden Sayfa 115-