Sipariş Takip

 
 
E-Posta
Şifre

Sepetim

Sepetinizde ürün bulunmamaktadır
 

Haftanın Kitabı

 
 

Google Arama

Loading
 

Bayi Girişi

Bayi E-Posta
Bayi Şifre
 

ARAP DÜNYASINDA MÜZİK
 
AYRINTI YAYINLARI ARAP DÜNYASINDA MÜZİK
Peşin :18.52 TL + KDV
KDV Dahil :20.00 TL
İndirimli :16.00 TL (% 20)
 
 
 
 
ÜRÜN ADET
Adet
ARAP DÜNYASINDA MÜZİK
Favori Ürünlerinize Ekleyin
 
Özellikler
Yorumlar
İlgiliÜrünler
Califomia Üniversitesi'nde etnomüzikoloji profesörü olan A. J. Racy, Arap Dünyasında Müzik; Tarab Kültürü ve Sanatı adlı kitabında Yakındoğu Arap müziğini müzik-duygu ilişkisi temelinde ele alıyor ve verilerini bir icracı, bir besteci ve kültürlerarası müzik-duygu ilişkisine ilgi duyan bir etnomüzikolog olarak yorumluyor. Edward Said'in "Şark" kavramının kendisinin bile Batılıların "egzotik" ya da kendi kültürlerinin tam karşıtı addettikleri şeyi kapsayan bir Avrupa icadı olduğu şeklindeki sözlerini aktaran yazar, hem Yakındoğu Arap kent müziğine, hem bu müzik etrafında kurulu kültüre, hem de bu müziğin insanlara hissettirdiği duyguya verilen isim olan "larab"ı tüm bu yönleriyle, ayrıntılı bir şekilde ele alıyor. Arap dünyasının müzik anlayışını ve yoğun duygular uyandırabilen Doğu müziğini, Batılı okura hissettirebilmeyi hedefliyor. "Doğu-Batı kıyaslaması"na yönelik olarak kullanılan "üstün" ve kültürel açıdan ileri" gibi nitelemeleri bir yana bırakarak, Arap dünyasının tarab müziğini bir esrik duygular yaratma sanatı olarak inceliyor.
Kitabın sayfalarını çevirdikçe, incelenen müziğe, kültüre ve müzik-duygu ilişkisine aslında ne kadar aşina olduğumuzu ve Osmanlı İmparatorluğu'ndan kalan köklü kültür mirasının bizi ne çok noktada birbirimize bağladığını hatırlıyoruz. Tarab müziğinin Türk sanat müziği ve tasavvuf müziğiyle yakın bağlantısı gözler önüne seriliyor. Yazarın rehberliğinde saray icralarına, tasavvuf törenlerine ve evlerdeki tarab celselerine buyur ediliyoruz. Müziği içimizde yaşamayı yeniden öğreniyoruz. Racy'nin arşivlerden çıkardığı belgeler, sunduğu anekdotlar, müzisyenlerle yaptığı söyleşiler sayesinde bizi XIX. ve XX. yüzyıl tarab müziğiyle buluşturan kitap, tarab müziği eğitiminden, kadınların tarab kültürü içindeki yerine; makamlardan, şarkı sözlerine; türlü icra bağlamlarından, haşiş ve alkolün tarab kültüründeki yerine kadar pek çok konuyu tarihsel gelişimi içinde inceliyor. Bunu yaparken de duygu bileşeninin tüm bu alanlardaki yerini, daha doğrusu merkeziyetini gözler önüne seriyor. Yazarın Türkçe basım için kaleme aldığı bir önsözün de bulunduğu kitap, hem müzik ya da Arap kültürüne ilgi duyanlar, hem de "Doğu'nun kültürel kökleri"ne doğru müzikal bir yolculuğa çıkmak isteyenler için özgün bir kaynak olma niteliği taşıyor.
  • Genel Özellikler
  • Eser Adı
  • ARAP DÜNYASINDA MÜZİK
  • Yayın Evi
  • AYRINTI
  • Barkod
  • 9789755394718
  • ISBN
  • 975-539-471-0
  • Sayfa Sayısı
  • 334
  • Basım Tarihi
  • 2007
  • Çevirmen
  • SERDAR AYGÜN
  • Orjinal Dili
  • İNGİLİZCE
  • Orjinal Adı
  • MAKING MUSIC IN THE ARAB WORLD THE CULTURE AND ARTISTRY OF TARAB
  • Ebat
  • 19,5 X 13
  • Yazar
  • A.J.RACY


Adınız
E-Posta Adresiniz
Güvenlik Resmi
Lütfen resimdeki 3 karakterli yazıyı kutuya sırasıyla yazınız
Güvenlik Resmi
Yorumunuz
Ürüne ait yorum kaydı bulunamadı!
Yayın Evi Hakkında

Ayrıntı Yayınları’nın ilk kitabı 1988’de yayımlanan Şenlikli Toplum’du. Yayınevinin tasarımı yıllar öncesine dayansa da, kuruluş çalışmaları yaklaşık bir yıl sürdü. İlk yıllar ayda bir kitap yayımlanabilirken son yıllarda ayda 3/4 kitap ortalamasına ulaşıldı…
Kuranlar sol bir gelenekten gelen, kendilerine/hayata soru sormayı sürdüren, hayal kurmayı seven kişilerdi. Başka işler yaparak kazandıkları paranın bir kısmını vicdani bir sorumluluğun ifadesi olarak Ayrıntı’ya ayırdılar. Kurulurken ne “miras” kullanıldı, ne “borç” ne de “bağış” alındı. Ayrıntı sıfırdan, evet sıfırdan, artık “out” bir kavram olan “emek”le var oldu. Yayın politikasında bağımsız davranabilmesini buna borçlu.
Yayın programı hazırlanırken, “yol”a çıkarken saptanan “duruş” noktası zamanla kendini çoğalttı. Kabaca, şöylesi bir “yol rehberi”nden söz edebiliriz:
-“Güç ilişkileri üretmeyen” bir toplumsallığın izleri sürülecekti...
-Otoriter/totaliter toplumsal tasavvurlar reddedilerek; “zor”a değil, kendini sürekli sorgulayan yeni bir “etik” anlayışa dayanan “gönüllü birliktelikler” savunulacaktı...
-Hayatın “tinsel” boyutu ıskalanmayacak, Sol’un modernlikle ilişkisi sorgulanacaktı...
- “İktisadi aklı” dışlayan; kültüre, sanata, oyuna ve aşka özel vurgular yapan bir anlayışın serpilmesine çaba gösterilecekti...
Kimi hatalarımız olsa da, esas olarak bu “duruş” noktasına bağlı kaldığımızı sanıyoruz.

Bu hayali düşlemeye başladığımızdan bu yana geçen 20 yılda 500’den fazla kitap yayımladık. 500. kitabımız Agnes Heller’ın ahlâkın muhafazakârlara bırakılamayacak kadar önemli olduğu gerekçesiyle kaleme aldığı ve dünyada tek cilt olarak ilk kez Türkçe’de yayımlanan Bir Ahlâk Kuramı adlı devasa çalışması oldu. 832 sayfalık bu kitabın hazırlıkları yaklaşık 10 yıl sürdü. Günümüzde sosyolojik araştırmalara da konu olmaya başlayan “karakter aşınması”nı göz önünde bulunduracak olursak ne denli isabetli bir tercih yaptığımız ortaya çıkar.


Hazır okuru olmayan “riskli” bir “duruş” noktası saptamış; batmayı da göze almıştık. Batmadık! Bu noktaya gelmemizde bu “duruş”u benimseyen ve katkıda bulunanların, yani sizlerin payı çok büyük...
Sizler: editörler, çevirmenler, yayıma hazırlayanlar, düzeltmenler, öneride bulunanlar, eleştirenler, kadeh kaldıranlar, gülümseyenler, görünmez/tanımlanamaz birçok konuda yardımcı olan kısa ve uzun yol arkadaşları…
Başka türlü bir şeylerin de yapılabileceğini beraberce gösterdik...

21. yıla girerken Gorz’un son kitabı olan Son Mektup-Bir Aşk Hikâyesi’ni yayımladık. Yazdıkları ve yaşadıklarıyla önümüzü aydınlatan Gorz, Marksizmi varoluşçu bir yaklaşımla benimsemiş, kuramsal çalışmalarında özellikle yabancılaşma ve özgürlük konularına eğilmiştir. Kapitalizme özgü işbölümünü, dünya kaynaklarının akıldışı kullanımını eleştirerek siyasi ekolojinin ve özgürlükçü sosyalizmin en önemli düşünürlerinden biri haline gelmiştir.
Hayatları boyunca yeryüzündeki haksızlıklar karşısında sessiz kalmayıp, mücadele etmeyi seçen Gorz ve hayat arkadaşı Dorine, Dorine’in uzun yıllar süren acı verici, onulmaz hastalığının ardından radikal bir karar almak zorunda kalırlar: kendi hayatlarına son verme haklarını kullanmak...
Böylece, yaşamda olduğu gibi ölümde de ayrılmayacak, “diğerinin ölümünden sonra yaşamak” zorunda kalmayacaklardır...
Her şey gibi aşk, sevgi kavramlarının da içinin boşaltıldığı, çabucak tüketildiği günümüzde bir umut, hatta bir isyan çığlığı gibi karşımıza çıkıyor Gorz’un mektubu.
Sarsıcı ve ta yüreğimize işleyen bir çığlık...

Ürün Bilgisi
Adınız
Güvenlik Resmi
Lütfen resimdeki 3 karakterli yazıyı kutuya sırasıyla yazınız
Güvenlik Resmi
Varsa Kısa notunuz
Sabit Telefonunuz
Cep Telefonunuz
E-Posta


Bu Sanal Mağazada Elektronik Ticaret için ProjeSoft E-Ticaret yazılımı kullanılmaktadır.