Sipariş Takip

 
 
E-Posta
Şifre

Sepetim

Sepetinizde ürün bulunmamaktadır
 

Haftanın Kitabı

 
 

Google Arama

Loading
 

Bayi Girişi

Bayi E-Posta
Bayi Şifre
 

TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİNİN MEDYATİK SERÜVENİ
 
TASAM YAYINLARI TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİNİN MEDYATİK SERÜVENİ
Peşin :9.26 TL + KDV
KDV Dahil :10.00 TL
İndirimli :8.00 TL (% 20)
 
 
 
 
ÜRÜN ADET
Adet
TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİNİN MEDYATİK SERÜVENİ
Favori Ürünlerinize Ekleyin
 
Özellikler
Yorumlar
İlgiliÜrünler
Avrupa Birliği dünya tarihinin şahit olduğu en önemli, en kapsamlı, en ileri bütünleşme projelerinden biri. Türkiye’nin bu birlik içerisinde yer alma çabası ise yine dünya tarihinde benzerine rastlanamayacak bir sabır örneği. Yakında yarım asrı devirecek olan Türkiye-AB ilişkileri henüz somut bir sonuca ulaşabilmiş değil. Sürecin "mutlu son"la biteceğine olan umudunu koruyanlar olduğu gibi, "ne yaparsak yapalım, bizi almazlar" karamsarlığını sürdürenler de var Türkiye’de. "Senaryo"nun daha kötüsünü yazanları da görmek mümkün: AB Türkiye’yi bölüp parçalayacak; bizi Hıristiyanlaştıracak; Kıbrıs’ın elimizden çıkmasına sebep olacak...
  • Genel Özellikler
  • Eser Adı
  • TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİNİN MEDYATİK SERÜVENİ
  • Yayın Evi
  • TASAM YAYINLARI
  • Barkod
  • 9789756285305
  • Isbn
  • 9789756285305
  • Sayfa Sayısı
  • 157
  • Basım Tarihi
  • 2007
  • Ebat
  • 19,5 X 13
  • Yazar
  • HAKAN TEMİZTÜRK


Adınız
E-Posta Adresiniz
Güvenlik Resmi
Lütfen resimdeki 3 karakterli yazıyı kutuya sırasıyla yazınız
Güvenlik Resmi
Yorumunuz
Ürüne ait yorum kaydı bulunamadı!
Yayın Evi Hakkında

Teknolojideki olağanüstü ve hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik sosyoloji ve kültür alanlarındaki baş döndürücü değişim ve dönüşümler olayların ve sonuçlarının algılanmasını güçleştirmektedir.

Değişimin çok hızlı yaşanması, olayların çok boyutlu olması ve ülkelerin birbirlerine bağımlı hale gelmesi küreselleşmenin etkisini artırmakta, dünyanın belirli bir bölgesinde yaşanan ekonomik veya siyasi krizler diğer bölgeleri ve devletleri birleşik kaplar gibi etkilemektedir.

Soğuk Savaş sonrasında Rusya’nın süper güç olma özelliğini kaybetmesi; Orta Doğu, Kafkaslar, Orta Asya, Orta ve Güney Doğu Avrupa’da meydana gelen güç boşlukları uluslararası ilişkiler ve güvenlik sistemlerini daha dinamik hale getirmiştir.

Tek süper güç kalan ABD’nin yönlendirmesi ile yeni dünya düzeninin temelleri atılmaya başlanmıştır. Yeni dünya düzeninde yeni uluslararası hukuk normları, yeni değerler, yeni koalisyonlar ortaya çıkarken mevcut kurumsal yapılarda da önemli değişimler yaşanmaktadır.

Dünyanın bazı bölgelerindeki devletlerde etnik çatışmalar ve bölünmeler yaşanırken bazı bölümlerinde devletler kendi aralarında ekonomik ve siyasi entegrasyonlar geliştirmektedir.

Klasik tehdit algılamaları ile birlikte uluslararası terör, uluslararası göç, uyuşturucu trafiği, çevre kirliliği gibi yumuşak güvenlik konuları uluslararası güvenlik kapsamında tehdit algılamalarına dahil edilmiştir.

Küreselleşmenin dünya gelir dağılımındaki adaletsiz sonuçları; Dünya’nın kuzey kısmında refah, huzur ve güvenlik ortamı oluşturmuş; güney kısmında ise açlık, sefalet ve iç çatışmaların hüküm sürdüğü bir durum yaratmıştır. Kuzey-Güney ayrımı gelecekte potansiyel krizlerin en önemli nedenlerinden biri olarak görülmeye başlanmıştır.

Kültürler ve dinler arası savaşların ve çatışmaların olabileceği konusunda çeşitli senaryolar üretilmiş, kültürel kesişme hatlarında olan devletlerin bu çatışmalardan daha fazla etkileneceği öne sürülmüştür.

Sanayideki hızlı gelişmenin ekoloji üzerindeki tahrip edici sonuçlarının gelecekte iklim değişikliklerine neden olabileceği; iklim değişikliklerinden en fazla Orta Doğu bölgesinin etkileneceği ve bölgede su savaşlarının çıkabileceği konusunda öngörüler ileri sürülmüştür.

Kısaca, başlıklar halinde verdiğimiz bu önemli gelişmeler Türkiye’nin çevresinde meydana gelmektedir. Bölgedeki olumsuz gelişmeler küreselleşmenin de katkısıyla kısa sürede çevre ülkeleri ve Türkiye’yi etkilemektedir. Bu durum ülkemiz için önemli riskler ve aynı zamanda fırsatlar yaratmaktadır. Ülkemizin merkezi ve yerel yönetimleri, özel sektörü; riskleri azaltmak, fırsatları etkin olarak değerlendirmek için değişimi yakalamak, gelişmelerin önünde gitmek zorundadır.

Türkiye ve hinterlandında yaşanan sorunların arkasında politik, ekonomik ve sosyokültürel alanlardaki stratejik araştırma, vizyon ve planlama eksikliği yatmaktadır. Türkiye’de yaşanan birçok problem, eskimiş bilgi yığınları arasında sıkışıp kalmaktan ve aktüel stratejik araştırmaların yapılmayışından kaynaklanmaktadır.

Önemli enerji kaynaklarının bulunduğu ve ulaşım yollarının geçtiği bölgemizle ilgili doğru bilgilere zamanında ulaşmak, bilgileri işlemek, analiz etmek, değerlendirmek, sonuçlar çıkarmak ve öneriler geliştirmek stratejik araştırma kurumlarına olan ihtiyacı her geçen gün biraz daha artırmaktadır.

Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgeye yönelik olarak yapılan stratejik araştırmalar genellikle bölgeden çok uzak ülkelerdeki araştırma kurumları tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu durum araştırmaların yeterliliğini, güvenilirliğini ve maliyetlerini olumsuz yönde etkilemektedir.

ABD ve Batı ülkelerinde İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan stratejik araştırma birimleri gelişmeleri takip ederek siyasi, ekonomik ve sosyokültürel konularla ilgili araştırmalar yapmakta, öngörülerde bulunmakta ve geleceğe ilişkin senaryolar üretmektedir. Bu çalışmaların sonuçları bilim adamları ve araştırmacıların vizyonlarını geliştirmektedir. Sunulan çözüm önerileri ve alternatifleri yönetici ve uygulayıcılara problemlerin çözümünde büyük bir üstünlük sağlamaktadır.

Stratejik araştırma kurumlarının ortak özellikleri, mali verimliliğe, akademik donanımı olan akademisyenlere ve araştırmacılara, literatür taramasından saha araştırmasına kadar gerekli teknik donanıma ve teçhizata sahip olmalarıdır. Sosyokültürel, ekonomik ve siyasal problemlerle karşı karşıya olan bölgemizde detaylı, güvenilir ve verimli araştırmalar yapabilecek benzeri kuruluşlara ivedilikle ihtiyaç duyulmaktadır.

Türkiye ve hinterlandında ihtiyaç duyulan stratejik araştırmaları yapabilecek yeterli sayıda kurum bulunmamaktadır. Varolan dernek ve vakıfların araştırma çalışmaları ise yetersiz kalmaktadır. Resmi araştırma kurumları ise gerçekçi, dinamik ve farklı açılımlar sunacak çalışmalar yapmakta zorlanmaktadır. Bu nedenlerle stratejik araştırmalar konusunda meydana gelen boşluğu doldurmak maksadıyla Türkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi kurulmuştur.

Ürün Bilgisi
Adınız
Güvenlik Resmi
Lütfen resimdeki 3 karakterli yazıyı kutuya sırasıyla yazınız
Güvenlik Resmi
Varsa Kısa notunuz
Sabit Telefonunuz
Cep Telefonunuz
E-Posta


Bu Sanal Mağazada Elektronik Ticaret için ProjeSoft E-Ticaret yazılımı kullanılmaktadır.